Nedir bu Cuma kampanyaları? Gerçekten indirim var mı?

Efsane cuma, süper cuma, harika cuma, pembe cuma (pink friday), kara cuma (black friday) diye uzayıp giden kampanyalar silsilesini atlattık. Hala da devam edenler var aralarında. Peki, nedir bu cuma kampanyaları? Gerçekten indirim var mı?

Trendyol, Hepsiburada, Gittigidiyor başta olmak üzere, birçok alışveriş sitesi ve çeşitli mağazaların ‘…. cuma’ diye bir isim uydurup başlattığı indirim dönemindeyiz. Aslına bakarsanız bunların hepsinin temeli yine “Black Friday” yani “Kara Cuma” denilen kampanyaya bağlanıyor. Yurtdışında çoktandır devam eden fakat ülkemizde son bir 1-2 sene içinde uygulamasına rastladığım bir indirim günü.

Geçen sene tüm siteler kara cuma adı altında yine böyle kampanyalar başlatmıştı fakat inançlı kesim tarafından cuma isminin lekelenmesinden dolayı biraz tepki topladı. Sanırım bu yüzden olacak ki bu sene efsane, süper, harika gibi kelimeler getirdiler başına. “Hayırlı Cuma” kampanyası bile var 🙂

Öncelikle black friday neymiş, nerden çıkmış ve neden yapılıyor gibi sorulara bir cevap arayalım.

Black Friday (Kara Cuma) Hikayesi

Black Friday (Kara Cuma)

Her yıl ABD ve Kanada’da, hasata ve geçmiş yılın tüm nimetlerine şükretmek için “Şükran Günü” adı altında ulusal bir bayram kutlanır. Kara Cuma ise, Şükran Günü’nden sonraki alışveriş gününe verilen isimdir. Aslında Şükran Günü‘ne özel olarak yapılan bir indirim ve kampanya günüdür fakat bu gün içinde yaşanan izdiham, şiddet ve trafik kazaları gibi kötü olaylar nedeniyle bölgedeki polislerin kendi aralarında “Kara Cuma (Black Friday)” diye anmasına sebep olmuş. İlk olarak 1961 yılında polislerin kendi aralarında kullandığı “kara cuma” ve “kara cumartesi” isimleri, halkla ilişkiler üzerine yayın yapan bir gazete haberinde geçiyor. Sonrasında alışveriş mağazaları bu popülerliği kullanmak ve dikkat çekmesi adına kampanyalarını “kara cuma” ismiyle duyurmaya başlıyor ve bu şekilde devam ediyor.

Birçok mağaza Kara Cuma günlerinde çok yüksek indirimler sunmakta ve gece yarısı gibi çok erken saatlerde açılmaktadır. Ülkemizde ise bunu mağazalardan çok alışveriş siteleri ve uygulamalarında görebiliyoruz. Özellikle Trendyol, Hepsiburada gibi büyük firmaların kampanyalarını geceden başlattığını düşündüğümüzde, sebebinin bu gelenek olduğunu anlayabiliriz.

Gerçekten İndirim Var Mı?

Acaba?

ABD ve Kanada için baktığımızda evet bu indirimler gerçek, fakat ülkemiz için aynı netlikte konuşamayacağım. Sebeplerine gelecek olursak; çeşitli tespitler var, bunlardan bahsedeceğim.

Herkesin bildiği; fiyat artırıp sonra indirim uygulama taktiği vardır. Bazı firmalar veya mağazalar bu yöntemi kullandı. Bir diğer yöntem ise yine benzeri; evet indirim yaptılar fakat yine üstü çizili fiyat artırıldı. Örneğin; 100 TL’lik ürün indirimle 80 TL’ye satılıyordu. Kara Cuma (veya süper, harika cuma artık her ne isimle yapıyorlarsa) adı altında aynı ürünün üstü çizili olan 100 TL fiyatını 300 TL, yapıp satış fiyatını 60 TL yaptılar. Böylece 240 TL indirim yapmış gibi gösterip aslında 20 TL indirim yaptılar. Bu tabii ki her firma veya her ürün için geçerli değil. Kimisi de bazı ürünlerde bu taktiği uygulayıp birkaç çeşit üründe gerçekten de indirim uyguladı.

Fakat özellikle Trendyol, “efsane günler” adı altında ilk başlattığı kampanyada Twitter‘da çok fazla tepki çekmişti. Sebebi ise, bu ve benzeri gibi yalan indirimler olduğu söyleniyor. Gelen tepkilerden sonra bazı indirimler uygulamaya başladılar fakat tabii ki ne kadarı hala “sahte indirim” bilemiyorum. Trendyol kendini “biz sadece aracıyız, mağazalar fiyatları koyuyor” diyerek savundu. Yine de bu tür kampanyalarda bunların kontrolünün sağlanması gerekir.

Twitter #trendyol

Trendyol açısından gelen tepkilerin bazıları yukarıdaki gibiydi. Yazı uzayıp gitmesin diye koyamadığım daha niceleri var. Hepsiburada ise tamamen felaketti. Trendyol kampanyasını “efsane günler” diyerek birkaç güne yayarken Hepsiburada tek bir geceye koymaya çalıştı ve o gece içinde yoğunluktan sistemleri çöktü.

Caps - Yapma bunu

Çökmeden önce ise çok daha büyük sıkıntılar çıkardı; müşterilerin sepetleri birbirine girdi. Benim sepete eklediğim ürünler başkasında görünüyor, başkasının sepeti bende görünüyor. Tabiri caizse, kendi bacağına sıktı. Tabii sonraki gün düzeltip kampanyaya devam ettiler. Bu arada Trendyol’a tepki gelir de Hepsiburada’ya gelmez mi 🙂 Benzer durum orada da var maalesef.

En Büyük Şikayetler Yine Kargo Şirketlerine

Kargo şirketleri çöktü

Ülkemizdeki kargo şirketleri zaten normalde de çok sağlıklı iş yapamıyorken efsane cuma, süper cuma gibi kampanyalarla artan kargolar yüzünden gönderimlere yetişemez hale geldi, sistemleri resmen çöktü. Normal şartlarda 1-2 gün içinde teslimat yapılan yerlere bile 1-2 haftayı bulan teslimat süreleri oluştu.

Kargo firmaları açısından bakarsanız aslında bir yandan haklılar, çünkü onların tarafında da taşıma, dağıtım ve personel kapasiteleri belli bir oranda çalışıyor. Bu 1 veya 2 hafta yaşanacak olan alışveriş çılgınlığı hesap etme veya önceden planlama gibi bir şanslarının olmadığını tahmin ediyorum. Olsa bile, sırf 1-2 hafta için ek personel veya ek dağıtım olanağı sunacaklarını da pek sanmıyorum. Var olan sistemle devam edince de ortaya uzun teslimat süreleri çıkıyor.

Kargo şirketlerinin kendince aldığı önlemlerden birini Trendyol‘un siparişler sayfasına koyduğu yazıdan anlayabiliriz.

Trendyol - Siparişlerim sayfası kargo yazısı

Bu bildiriler tabii ki müşterilerin tepkisi için yeterli olmadı. Yine sosyal medyada en çok tepki uzun süren kargolara geldi. Hepsiburada özelinde gelen tepkilerden bazıları aşağıdaki şekilde.

Kapanış..

Tarihiyle ve ülkemizdeki durumuyla işte Black Friday (Kara Cuma) bu şekildeydi. İnsanların aldıkları şeylerin büyük çoğunluğu aslında ihtiyaç bile değildi. Sırf indirim olduğu için alışveriş yapanların oranı %80-90’larda. Konuyu iki alıntı sözle kapatıyorum.

“Her gün işe gidiyorsun, akşamları erken uyuyorsun ve bunun karşılığında alabildiğin tek şey koltuk takımı. Gerçekten acınası bir durum.”

Fight Club

“Kapitalist bir sistemde insanlar, görünmez bir kafesin içinde yaşarlar.”

Ernesto Che Guevara
Kapatalist sistem - Kafesin içinde insanlar

Bir önceki “Ay’a ilk adımın 50.yılında: Bir daha ne zaman?” başlık yazımı okumak için tıklayın.

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.